




Sual: İnternette, (Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?) diye bir şiir dolaşıyor. Bu şiirde dine aykırı yerler var mı?
CEVAP
Şiirde, gayrimüslimlerin ürettiği eşarbı almak tenkit ediliyor. Dinimiz, gayrimüslimlerle alışveriş yapmanın caiz olduğunu bildiriyor. Peygamber efendimiz de, gayrimüslimlerle alışveriş yapmıştır. Eşarp için ölçü, dinin emirlerine uygun olmasıdır. Mesela rengiyle dikkat çeken, ipek bir eşarbı Müslüman da üretse, ucuz da olsa, takmak caiz olmaz. Gayrimüslimden eşarp almanın günah olduğunu söyleyen kişi, bu fetvayı acaba kimden almıştır?
Şiirde, (Eli kolu kuyumcu vitrini) denilerek ziynet takılması tenkit ediliyor. Zekâtını vermek ve yabancı erkeklere göstermemek şartıyla, ne kadar çok olursa olsun, ziynet takmak günah değildir. Ziynet takmaya İslami yaşayış değil diyen kişi, bu fetvayı acaba kimden almıştır?
Şiirde, (Evinde eşyası hep otomatik, bu rahatlıkla işler bitik) deniyor. Çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, temizlik robotu gibi otomatik eşya kullanmak günah değildir. Hatta Müslümanların, teknolojiyi takip ederek, her çeşit yeni vasıtaları, hayırlı işlerde kullanmaları gerekir. Otomatiğe, pratik iş yapmaya günah diyen kişi, bu fetvayı acaba kimden almıştır?
Şiirde, (Oğlum kızım diye mallar alınıp yığılıyor) deniyor. Helalden olmak şartıyla çok mal almak ve helal yolda harcamak günah olmaz. Oğluna kızına çok mal almanın günah olduğunu söyleyen kişi, bu fetvayı acaba kimden almıştır?
Şiirde, (Allah seni Kur’ana konu yaptı, aç da şu seriyi oku) deniyor. Kur’an mealinden anladığımıza göre, din olur mu hiç? Aynı âyeti birçok ilahiyatçı, tesettür yok diye tefsir ediyor. Müslümana meal değil, nakli esas alan ilmihal tavsiye edilmeli. Yoksa ortalık, farklı görüşten geçilmez. Meal okumayı tavsiye eden kişi, acaba bu fetvayı kimden almıştır?
Son olarak şiirde, (İslami yaşayış bu değil inan, bu fetvayı nerden aldın Müslüman?) deniyor. Bunu yazan kişi, İslami yaşayışın bu olmadığını bildiren fetvayı acaba kimden almıştır?
Doğru yanlış karışık olan böyle şiirleri, (Herkese gönderin) diyerek başkalarına gönderenler de, bu fetvayı acaba kimden almışlardır?
Nefes alıp verirken
Sual: (Nefes alıp verirken Kur’an okunmaz. Namaz bozulur) deniyor. Böyle bir şey var mı?
CEVAP
Nefes alıp verirken düzgün okunursa mahzuru olmaz.
UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN
ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin




Sual: Mısırlı Reşat Halife’yi öven biri, (Peygamberlerin biri diğerinden üstün değildir. Bekara suresinin 285. âyetinde, (Allah’ın resulleri arasında ayrım yapmayız) deniyor. Bunun için Muhammed'i üstün bilmek yanlıştır) dedi. Peygamberimiz her peygamberden üstün değil midir?
CEVAP
Elbette üstündür. Bunlar, Reşat Halife’yi peygamber bilen sapıkların iftirasıdır. Onlar Muhammed aleyhisselam bile demezler.
Bekara sûresinin, (Allah’ın resulleri arasında ayrım yapmayız) mealindeki 285. âyetinin tefsirlerde, (Yahudi ve Hristiyanlar gibi, peygamberlerden bazısını kabul edip, bazısını inkâr ederek ayrım yapmayız, hepsi de peygamberdir) demek olduğu bildiriliyor, çünkü Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Resullerden kimisini kimisine üstün kıldık.) [Bekara 253]
(Nebilerden bazısını bazısından üstün kıldık.) [İsra 55]
Demek ki resullerin de, nebilerin de birbirinden üstün olanları vardır. Peygamberlerin birbirinden üstün olduğunu kabul etmemek, bu iki âyet-i kerimeyi inkâr etmek olur. Her peygamber kendi milletine geldi, fakat Muhammed aleyhisselam bütün âlemlere geldi. Birkaç âyet-i kerime meali:
(Âlemlere [cin ve insanlara, ilâhî azapla] korkutucu [uyarıcı] olsun diye Furkan’ı [Kur’anı] kuluna [Muhammed aleyhisselama] indiren [Allah’ın şanı] ne yücedir.) [Furkan 1]
(De ki: “Ey insanlar! Ben, Allah’ın hepiniz için gönderdiği resulüyüm.”) [Araf 158] (Her elçi bir millete gelmişken, Muhammed aleyhisselam bütün insanlara gelmiştir.)
(Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.) [Sebe 28]
(Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107] (Başka hangi peygamber âlemlere rahmet olarak gönderildi? Bu rahmet, yalnız insanlar için değil, bütün mahlûklar içindir. Hatta kâfirler bile faydalanır. Nitekim bir âyet-i kerimede mealen buyuruldu ki:
(Sen içlerinde bulunduğun sürece, Allah onlara [kâfirlere] azap etmez) buyuruluyor. (Enfal 33) [Başka hangi peygamber için böyle buyuruldu?]
Bir hadis-i şerifte de, (Beni insanların en iyisi bilmeyen kâfir olur) buyuruldu. (Hatib)
Allahü teâlâ, bütün peygamberlere, (Yâ Âdem, Yâ Musa, Yâ İsa) diyerek ismiyle hitap ederken, Resulullah’a (Yâ eyyühennebiyyu, yâ eyyüherresul) yani (Ey Peygamberim, ey Resulüm) diye hitap ediyor. Bu hitap şekli de, onun diğer peygamberlerden üstün olduğunu göstermektedir. Fatiha suresinde bildirdiği gibi, Allahü teâlâ âlemlerin Rabbi’dir. Resulullah da âlemlerden üstün olduğu için, Rabbüke, Rabbike yani Senin Rabbin buyuruluyor. (Bekara 30, Saffat 180)
Birkaç âyet-i kerime meali:
(Rabbinin sana verdiği nimetlerle mecnun değilsin. Senin için bitmeyen, sonsuz mükâfat vardır. Elbette sen, en büyük ahlak üzeresin.) [Kalem 2-4] (Başka hangi peygamber böyle övülüyor?)
(Rabbin sana [çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın!) [Duha 5] (Razı olana kadar nimet verecek. Başka hangi peygambere bu nimetler veriliyor?)
(Allah ve melekleri, Nebiye salât ediyor, iman edenler, siz de salevat getirin.) [Ahzab 56] (Başka hangi peygambere bu makam veriliyor? Hangi peygambere Allahü teâlâ salât ediyor?)
Fetih suresinin, (Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Resulünü hidayet ve hak dinle gönderen Odur) mealindeki 28. âyeti de Resulünün getirdiği dinin ve kendisinin en üstün olduğunu göstermektedir.
UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN
ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin




Programı indirmek için:
http://www.dinimizislam.com/download/folioviewsportable4.5.zip
Sitemizin güncel şeklini indirmek için:
http://www.dinimizislam.com/SiteDownload/Folio/Dinimiz_Islam.zip
Bu programın özelliği, internete hiç girmeden, masa üstündeki www.dinimizislam.com sitesini veya başka yazı ve kitapları açıp kolayca arama imkânının bulunmasıdır. Bu programda, aranılan konuyu bulmak çok daha hızlı ve kolaydır. Dinimiz_Islam.nfo dosyasını bu programla açtıktan sonra, F2 tuşuna basılarak istenen kelime veya kelimeler aranabilir. Kelimenin yanına yıldız işareti (*) konduğunda ise ekleriyle beraber aramaktadır. Mesela abdest* diye aranırsa, abdesti, abdestte gibi kelimelerin hepsini bulmaktadır. namaz* farz* diye aranırsa, namazın farzları, namazın içindeki farzlar gibi, namaz ve farz kelimelerinin ekleriyle birlikte, aynı paragrafta geçtiği bütün yerleri bulmaktadır. "namazın farzları" diye tırnak içinde aranırsa, aynen yazıldığı gibi aramaktadır. Bir sonraki arama sonucuna gitmek için F5 tuşuna basmak gerekiyor. Arama sonuçlarının hepsi, programın alt menüsünde bulunan HitList sayfasında da görülebilir.
UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN
ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin




Sual: Allah’a şükretmek ne demektir, nasıl yapılır?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri (Allah’a şükretmek, Ona inanıp, emir ve yasaklarına riayet etmekle olur) buyuruyor. (3/41)
Bir âyet-i kerime meali de şöyle:
(Ya Musa, sana verdiğim emir ve yasaklara sarıl da, şükredenlerden ol!) [Araf 144]
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Bir nimet için Elhamdülillah diyen, nimetin şükrünü eda etmiş olur.) [Beyheki]
Kur’an-ı kerimde üç şey, üç şeyle beraber bildirildi. Biri yapılmazsa, ikincisi kabul olmaz.
1- Resulullah’a itaat edilmedikçe, Allahü teâlâya itaat edilmiş olmaz.
2- Ana, babaya şükredilmedikçe, Allahü teâlâya şükredilmiş olmaz.
3- Zekât verilmedikçe, namazlar kabul olmaz. (Tefsir-i Mugni)
Şükreden kurtulur. Bir âyet-i kerime meali:
(Allah’a iman edip, nimetlerine şükrederseniz, size niçin azap etsin?) [Nisa 147]
Şükredenin kazancı nedir? İki âyet-i kerime meali:
(Şükrederseniz elbette nimetimi artırırım.) [İbrahim 7]
(Biz şükredenlerin mükâfatını vereceğiz.) [Âl-i İmran 145]
Şükür bu kadar önemliyken, şükredenler azdır. Bir âyet-i kerime meali:
(Kullarım içinde hakkıyla şükreden azdır.) [Sebe 13]
Yine İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
İslam’ın beş şartını yerine getiren, nimetlere şükretmiş olur. Şükreden de, Cehennem azabından kurtulur. Salih amel, İslam’ın beş şartıdır. İslam’ın bu beş temelini, bir kimse hakkıyla kusursuz yaparsa, Cehennemden kurtulur; çünkü bunlar, salih işler olup, günahlardan ve çirkin şeylerden korur. Bir âyet-i kerime meali:
(Kusursuz kılınan bir namaz, insanı kötü işlerden korur.) [Ankebut 45] (1/304)
Şükrün önemi hakkında üç hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Nimete kavuşunca şükreden, belaya uğrayınca sabreden, haksızlık yapınca af diler, zulme uğrayınca bağışlarsa, emniyet ve hidayet üzere olur.) [Taberani]
(Müminin her işi, hayırdır. Nimet gelince şükreder, hayra kavuşur. Bela gelince de sabreder, yine hayra kavuşur.) [Müslim]
(Şu üç şey iman alametidir: Belaya sabır, nimete şükür, kazaya rıza.) [İhya]
Allah’ı tanımanın şükrü: Bildirdiği emir ve yasaklara riayet edip hubb-i fillah ve buğd-i fillah üzere olmak, yani sevdiklerini sevip düşmanlarına düşman olmak ve ayrıca çok elhamdülillah demektir.
Peygamberi tanımanın şükrü: Ehl-i sünnet itikadı üzere olup sevdiklerini ve onu sevenleri sevmek, sevmediklerini ve onu sevmeyenleri sevmemek, sünnetiyle amel etmektir.
Bir büyüğü tanımanın şükrü: Eserlerini okumak, okutmak ve yaymak, talebeleriyle birlik beraberlik içinde olmaktır.
İmanın şükrü: Doğru iman bilgilerini Allahü teâlânın diğer kullarına ulaştırmak, hubb-i fillah, buğd-i fillah üzere olmak. Yani sevdiğini Allah için sevmek, sevmediğini de Allah için sevmemektir.
Aklın şükrü: Aklı dinin emrettiği şekilde kullanmaktır.
İlmin şükrü: Bildiğiyle amel etmek ve emr-i maruf yapmaktır.
Sağlığın şükrü: Oruç tutmak, bedeni günah olan yerlerde hırpalamamak, dinin emrettiği yerlerde kullanmaktır.
Malın şükrü: Zekât, sadaka vermek, hayır hasenat yapmaktır.
Evin şükrü: Evde günah olan işler yapmamak ve misafir ağırlamaktır.
Arabanın şükrü: Faydalı hizmetlerde kullanmaktır.
Mesleğin şükrü: Mesleği dine uygun şekilde kullanmaktır.
Eşin şükrü: Haklarına riayet etmek ve onu üzmemeye çalışmaktır.
Evladın şükrü: Güzel bir isim koymak, akikasını kesmek ve İslam terbiyesi üzere yetiştirmektir.
Dertten kurtulmanın şükrü: Şükür secdesi yapmak veya şükür namazı kılmaktır.
Günün şükrü: (Allahümme mâ esbaha bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerîke leke, fe lekel hamdü ve lekeş-şükr) diyen gündüzün şükrünü yerine getirir. Akşam (Mâ esbaha) yerine (Mâ emsâ) diyerek okuyan da gecenin şükrünü yerine getirmiş olur.
İbadet etmenin şükrü: Sabah akşam yüz kere, (Sübhanallahi ve bi-hamdihi sübhanallahil’azîm) demektir.
Bütün nimetlerin şükrü: Bütün nimetlerin, Allahü teâlânın lütfu ve ihsanı olduklarını düşünerek İslam’ın beş şartını kusursuz yerine getirmektir. Bunun için, şu üç hususa riayet etmelidir:
1- Ehl-i sünnet itikadına göre itikadı düzeltmek,
2- İslamiyet’i Ehl-i sünnet âlimlerinin ilmihal kitaplarından öğrenip bunlara uymak,
3- Tasavvuf büyüklerinin yolunda, kalbi ve nefsi temizlemektir.
Sünnet derisinin altı
Sual: Sünnet olmamış kimsenin, gusülde sünnet derisinin altını yıkaması farz mıdır?
CEVAP
Hayır. Farz değil, müstehabdır. (S. Ebediyye)
UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN
ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin




Sual: Yolculuğa çıkarken neler yapmak gerekir?
CEVAP
Tavsiye edilenlerden bazıları şöyledir:
Yolculuğa çıkarken iki rekât namaz kılmalı! Kazaya kalmış namazı varsa, kaza kılmalı! Çünkü kaza borcu varken, nafile kılmak ahmaklıktır. (Bey ve Şir’a risalesi)
Bir hadis-i şerif meali:
(Evinden çıkarken iki rekât namaz kılan, dışarıdan gelecek her çeşit beladan korunur. Evine girince iki rekât namaz kılan da, içteki kötülüklerden korunmuş olur.) [Beyheki]
Büyüklerimiz şöyle bildirmiştir:
Sefere çıkarken yedi Âyet-el-kürsi oku! Öne, arkaya, aşağıya, yukarıya, sağa ve sola üfür, bir tanesini de yut, sonra Kelime-i tevhid söyle!
Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Evinden çıkarken Âyet-el kürsi okuyana, yetmiş melek, evine dönünceye kadar dua ve istiğfar eder.) [Ey oğul ilmihâli]
(Bir kimse, sefere çıkarken 11 kere İhlâs okusa, Allahü teâlâ, seferden dönünceye kadar onun evini muhafaza eder.) [İ. Neccar]
(Evinden çıkarken "Bismillahi, tevekkeltü alellahi, La havle vela kuvvete illa billah" diyen, tehlikelerden korunur, şeytan ondan uzaklaşır.) [Tirmizi]
(Sizden biriniz yolculuğa çıkmak isteyince, arkadaşlarıyla vedalaşıp dualarını alsın! Çünkü Allahü teâlâ, onların duasında onun için bereket yaratır.) [Deylemi, Harâiti]
(Allah’ım, erken işine giden ümmetimin işlerini bereketli kıl!) [Bezzar]
Yolculuğa çıkan sadaka vermeli! Zahid Ebül-Hasen-i Gazvi hazretleri, (Yolculuğa çıkarken, Li ilafi’yi [Kureyş suresini] okuyan, bütün kötülüklerden emin olur) buyurdu. (Şir’a)
Sefere çıkmadan önce mümkünse, vadesi gelmiş borçları ödemeli, kul hakkı kalmaması için helalleşmeli, dualar almalı.
Bilhassa uzun yolculuklarda, büyüklerimizden izin alma imkânı yoksa istihare yapmalı.
Misafirliğe eli boş gitmemeli. Bir yere boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmeye benzetilmiştir. Hediye az da olsa, bir kıymeti olur. ("Çam sakızı, çoban armağanı" cinsinden bir şey götürmeli) denmiştir. Kendi evimize de, eli boş dönmemeliyiz. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Seferden dönerken, çoluk çocuğunuza faydalı bir taş da olsa, hediye getirin!) [İbni Asakir]
Hediye, sevgiyi artırır. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
(Hediyeleşmek sevgiyi artırır.) [Taberani]
(Hediye dostluğu artırır, kırgınlığı giderir.) [Ebu Nuaym]
UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN
ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin




Sual: (Allah’ın nimetlerini yiyip, şükredenin sevabı, oruç tutup sabredenin sevabından az değildir) hadis-i şerifinde, şükretmek, neden oruç tutup sabretmekten daha sevabdır? Oruç tutup sabreden çok sıkıntıya katlanır, ama şükretmek daha kolay değil mi?
CEVAP
Hamd, bütün nimetleri Allahü teâlânın yaratıp gönderdiğine inanmak ve söylemek demektir.
Şükür, bütün nimetleri İslamiyet’e uygun kullanmak demektir. Yani Allah’ın verdiği nimetleri yerinde sarf etmek, gizli açık Allah’a itaat edip günahlardan kaçınmaktır. Kişi, Rabbinin verdiği nimetleri günaha vasıta kılarsa şükretmiş olmaz, nankörlük etmiş olur. Şükrün esası, nimetlerin sahibini bilmek, bunu kalble tasdik edip dille söylemektir.
Büyüklerin söyledikleri gibi, Horasan’ın köpeklerini de aç bıraksanız, sabretmiş olurlar. Şükretmekse, çok zordur. Onun için Kur’an-ı kerimde, (İnsanların çoğu şükretmez, şükredenler azdır) buyuruluyor. Her uzvun şükrü vardır:
1- Ellerin şükrü: Harama el uzatmamak, helal olan şeyleri tutmak,
2- Dilin şükrü: Yalan, gıybet, iftira, fuhuş söz gibi kötü şeylerden uzak durmak, hayır söylemek ve Allahü teâlâyı zikretmek,
3- Gözlerin şükrü: Harama bakmamak, Müslümanların kusurlarını görmemek ve her şeye ibretle bakmak,
4- Kulakların şükrü: İyi şeyler dinlemek, kötü şeyleri, çalgıları dinlememek, söylenilen ayıpları duymamak,
5- Burnun şükrü: Haram şeyler koklamamak, helal olanları koklamak,
6- Ayakların şükrü: Kumarhane, meyhane gibi kötü yerlere gitmemek; camiye ve salih akrabaları, diğer salih zatları ziyarete gitmek,
7- Fercin şükrü: Zinadan, livatadan uzak durmak, nikâhlı eşle beraber olmak,
8- Midenin şükrü: Haram lokmadan sakınmak, helal şeyleri yiyip içmek,
9- Kalbin şükrü: Kibir, ucb, suizan, öfke, riya, kin, haset, mal ve makam sevgisi, övülmeyi sevmek, ayıplanmaktan korkmak, övünmek gibi şeylerden kaçmak; ilim, tefekkür, rıza, hayâ, tevazu, merhamet, mürüvvet, hüsnüzan etmek gibi güzel vasıflara sahip olmak, yani kötü sıfatlardan kurtulup güzel huylarla süslenmek,
10- Bedenin şükrü: Oruç tutmak, namaz kılmak ve bedenle yapılan ibadetleri yapmak.
UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN
ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin




Sual: Dinimizde emanetin önemi nedir? Kur’anda insanın, yüklenmekten çekinmediği bildirilen emanet nedir?
CEVAP
Emanet, emin, güvenilir olmak demektir. Peygamberlerde bulunması lâzım olan yedi sıfattan biri emanettir.
Fıkıh ilminde, güvenilen kimseye bırakılan mala emanet denir. Emanete bir zarar vermeden aynen sahibine iade etmek gerekir. Emanete riayet etmemek, münafıklık alametidir. Bir hadis-i şerif meali:
(Münafığın üç alameti vardır: Yalan söyler, sözünde durmaz ve emanete hıyanet eder.) [Buhari]
Bu çeşit emanetle ilgili bazı hadis-i şerif mealleri şöyledir:
(Emanet kaybedilince kıyamet yaklaşır. İşleri, ehli olmayana vermek, emaneti kaybetmektir.) [Buhari]
(Dinde ilk kaybedilecek şey emanet, sonra namazdır.) [Taberani]
(Emanete riayet rızkı artırır, hıyanet ise fakirliğe yol açar.) [Kudai]
(Namazı, zekâtı, emaneti, namusu, mide ve dilini koruyan Cennete girer.) [Taberani]
(Allah ve Resulü, emanete riayet edeni sever.) [Taberani]
Allahü teâlâ, canımızı ve vücudumuzun her organını bize emanet etmiştir. Bize verdiği nimetlerin hepsi birer emanettir. Onları Rabbimizin rızası dışında kullanmak, o emanete hıyanet olur. Mesela çocuklarımız, hanımımız bize bir emanettir. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Kadınlar size Allahü teâlânın emanetidir.) [İbni Cerir]
(Eşinizi üzmeyin! O, Allahü teâlânın size emanetidir.) [Müslim]
(Hanımının cinsellikle ilgili sırlarını başkalarına söylemek, emanete büyük hıyanettir.) [Müslim]
(Bir kimse, kızını fâsık kimseye verirse, Allahü teâlânın emanetine hıyanet etmiş olur. Emanete hıyanet edenlerin gideceği yer, Cehennemdir.) [S. Ebediyye]
Fakirlik de bize bir emanettir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Fakirlik emanettir. Onu gizleyen ibadet etmiş olur. Fakirliğini açığa vuran da, din kardeşlerini borçlu çıkarmış olur.) [İbni Asakir]
Birinin bize söyleyip başkalarının duymasını istemediği söz de, emanettir. Bir hadis-i şerif meali:
(Sözleriniz emanettir. Çirkin bir sözü götürmek [laf taşımak] helal olmaz.) [Ebu Nuaym]
Kur'an-ı kerim ve Ehl-i beyt de bize emanettir. Bir hadis-i şerif meali:
(Size iki emanet bırakıyorum: Allah’ın kitabı ve Ehl-i beytim.) [İ. Ahmed]
Başka bir hadis-i şerifte de, (Kur’anla Ehl-i beyt birbirinden ayrılmaz) buyuruluyor. Bunun mânâsı şudur: Kur’an-ı kerime sarılanın, Ehl-i beyti sevmesi ve Ehl-i beyti sevenin de Kur'ana sarılması gerekir. Bu ikisi birbirinden ayrılmaz. Kur'an-ı kerimin bazı âyetlerini, mesela (Eshabın tamamı cennetliktir) âyetini inkâr eden Ehl-i beyti sevmiş olmaz. (Kurret-ül ayneyn)
Emanete riayet etmemek, bir mümin için düşünülecek bir şey değildir. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Emanete riayet etmeyenin imanı kâmil değildir.) [Taberani]
(Emanete riayet etmeyenin namazı da, zekâtı da kabul olmaz.) [Bezzar]
(Mümin her suçu işleyebilir, ama hıyanet etmez ve yalan söylemez.) [İbni Ebi Şeybe]
(Hile ve hıyanet sahibi ateştedir.) [Ebu Davud]
(Bir kimse, Allah ve Resulünün, kendisini sevmesini isterse, emanete riayet etsin!) [Taberani]
Hazret-i Lokman’a (Bu makama nasıl yükseldin?) derler. O da (Doğru konuşmak, emanete riayet etmek ve faydasız sözleri terk etmekle) diye cevap verir.
Kur'an-ı kerimde, müminler övülürken, (Emanetlerine [dinin emir ve yasaklarına] riayet ederler ve verdikleri sözleri yerine getirirler) buyuruluyor. (Müminun
Başka bir âyet-i kerimede de, (Allah size, mutlaka emanetleri [işleri] ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder) buyuruluyor. (Nisa 5
İnsanın, yüklenmekten çekinmediği emanet hakkındaki âyet-i kerime meali şöyledir:
(Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de, onlar, [emanetin hakkını gözetemeyiz diye] sorumluluktan çekindiler, korktular. İnsan ise, cahilliğinden yani sonunu bilemediğinden nefsine zulmetti ve bu sorumluluğu yüklendi.) [Ahzab 72]
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Allahü teâlâ Âdem aleyhisselama, “Emaneti kabul eden olmadı, sen yüklenir misin?” buyurdu. O da, “Yüklenmenin mesuliyeti nedir” dedi. Allahü teâlâ da, “Emanete riayet edene sevab, etmeyene azap vardır” buyurdu. Âdem aleyhisselam, emaneti kabul edince Cennette öğleden ikindiye kadar kalabildi. Sonra İblis’in hilesi ile oradan çıkarıldı.) [Ebu-ş-şeyh]
Ahzab sûresindeki emanet, işlenmesinde sevab ve terkinde ceza olan Allahü teâlânın bütün emir ve yasaklarıdır. (Celaleyn)
Bu âyet-i kerimede, beş vakit namazın önemi bildirilmektedir. Nisa sûresinin 58. âyetindeki emanet kelimesini Resulullah, ibadet olarak açıklayıp beş vakit namaz kılmayı emretmiştir. (Beydavi)
Müminun sûresinin 8. âyetinde mealen, (Emanetleri güzelce kullanıp, yerli yerine ifa edeni, korktuğundan emin kılıp, Cennetime koyarım) buyuruldu. Mearic suresinin 32. âyeti de aynı mealdedir. Her iki sûrede de ondan sonra gelen âyetlerde namaza riayetin önemi bildirilmektedir.
Ahzab suresinin 72. âyetinden önceki âyette, (Allah ve Resulüne itaat edenler [emirleriyle yasaklarına uyanlar], büyük kurtuluşa [ebedi saadete] kavuşurlar) buyuruluyor. Bu emirlerle yasaklar, emanete benzetiliyor. Emaneti yerine vermek gerektiği, ibadetleri yapmanın önemi bildiriliyor. Emanete, akıl ve İslamiyet diyen âlimler de oldu. Çünkü aklı olan İslamiyet'e uyar. Demek ki, aklı olup, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına riayet eden, namaz kılan emanete riayet etmiş olur. (Hak Sözün Vesikaları)
Nefsimiz
Günah, isyan her işi,
Hileleri pek çoktur,
Bilmez onu çok kişi,
Asla insafı yoktur.
İmanını kemirir,
Haramlarla semirir,
Bal sürer ağızlara,
Gıybet eti yedirir.
Fitne tohumu eker,
Timsah gözyaşı döker,
Suçlu olsa da yine,
Kuyruğunu hep diker.
Taktiklerine kanma!
Sen nefsini dost sanma!
Düşmanı iyi tanı!
Savaşmaktan usanma!
Oyunlarına gelme!
Bir şey yasaksa delme!
Gelir bir gün başına,
Sakın komşuna gülme!
Nefsin sokar günaha,
Odur düşman Allah’a,
Yeter bunca rezalet,
Gözünü aç bir daha!
Verir kirli vesvese,
Sokar seni kafese,
Hoca, çok dikkatli ol!
Bitmez onda desise.
UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN
ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin




Sual: Cuma, bayramdan daha mı faziletlidir?
CEVAP
Cuma günü, bayram günlerinden de faziletlidir. Dört hadis-i şerif meali şöyledir:
(Günlerin en kıymetlisi cumadır. Cuma günü, bayram günlerinden daha kıymetlidir. Cuma, dünyada ve Cennette müminlerin bayramıdır.) [Riyad-un-nasıhin]
(Günlerin seyyidi yani efendisi cuma, ayların efendisi muharrem, ağaçların efendisi sedir ağacı, dağların efendisi Tur-i Sina, Habeşlilerin efendisi Bilal, İranlıların efendisi Selman, sözlerin efendisi Kur’an, Kur’anın efendisi Bekara, Bekara sûresinin efendisi Âyet-el-Kürsi’dir.) [Deylemi]
(Ümmetimin bayramları içinde, cumadan daha kıymetli bayram yoktur ve o günkü iki rekât namaz, cuma günü dışındaki bin rekâttan efdaldir.) [Deylemî]
(Allah indinde günlerin seyyidi cumadır. O, Kurban ve Ramazan Bayramı günlerinden de kıymetlidir.) [Buhari]
Merhaba ne demek?
Sual: Bazı yerlerde, gelen misafire merhaba deniyor. Merhaba ne anlama geliyor?
CEVAP
Burada, (Rahat ol, serbest ol, hoş geldin, bizden sana zarar gelmez) manasındadır.
Seferi imama uyan
Sual: Seferi imama uyunca, imam selam verdikten sonra, iki rekât daha kılarken Fatiha okumak gerekir mi?
CEVAP
Bazı âlimler, seferi imama uyan mukim, üçüncü ve dördüncü rekâtlarda Fatiha okumasa da olur dediyse de, Şems-ül eimme Abdülaziz Halvani ve başka âlimler, okur dediler. O hâlde, ihtiyat ederek okumalıdır. (Cami-ur-rumuz, Tatarhaniyye)
Dört elif miktarı uzatmak
Sual: Kur’an-ı kerimde dört elif miktarı uzatılması gereken yerde bir elif miktarı uzatırsak, vacibi terk etmiş mi oluruz?
CEVAP
Hayır, vacib terk edilmiş olmaz. Dört elif miktarı uzatmak kıraat ilminin vacibidir, bildiğimiz vacib gibi değildir. Yani şer’an vacib değildir. Dört elif miktarı uzatılmazsa, mahzuru yoktur, mekruh da olmaz.
Tedavide haram madde
Sual: Alkol, kan gibi haram olan bir maddeyi tedavide kullanmak caiz midir?
CEVAP
Namaz kılan ve o konuda tecrübesi olan salih bir doktor, (Tecrübelerimle biliyorum ki, bu hastalığın bu haram maddelerden başka etkili mubah ilacı yoktur) derse, o zaman haram olan bu maddeleri tedavi maksadıyla kullanmak caiz olur.
Bankaya kiraya vermek
Sual: İş yerini, bir bankaya kiraya vermek caiz midir?
CEVAP
Evet, helal işler de yaptığı için caizdir.
UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN
ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin




Sual: Hanımımla cemaat olup, on senedir namaz kılıyoruz. Hanım benim sağıma duruyordu. Şimdi öğrendim ki, kadınla yan yana durup cemaatle namaz kılınca erkeğin namazı bozuluyormuş. Şimdi bu on senelik namazımı kurtarmamın bir yolu var mı?
CEVAP
Sizin namazınız bozulunca, hanımınızınki de bozulmuş olur. Şafii mezhebinde, cemaatle namaz kılarken, kadın erkeğin yanında namaza dursa ikisinin namazı da sahih olur, ancak kadının erkeklerin arkasında durması iyi olur. (Muğnil muhtac, Kitab-ül Üm)
Dört hak mezhep rahmettir. (O kılınan namazları Şafii mezhebine göre kıldım) diye niyet ederseniz namazlarınız sahih olur. Kaza etmek gerekmez. Her ne kadar, o zamanlar, Şafii mezhebinin bütün şartlarına uyulamamış olsa bile, bunda zaruret olduğu için telfîk olmaz, caiz olur.
Telfîk, kendi mezhebinde caiz değilken, bir ihtiyaç, bir harac [güçlük] olmadan ve şartlarına riayet etmeden, başka mezhepte caiz olan hükümlerle amel etmek demektir. Telfîk haramdır, söz birliğiyle bâtıldır.
Birkaç cenaze için tek namaz
Sual: Birçok cenazenin hepsi için tek namaz kılmak caiz midir?
CEVAP
Birkaç cenaze birlikteyse her birinin namazını ayrı kılmak efdaldir. Hepsi için bir namaz kılmak da caizdir. Bunun için, birinin başı ötekinin ayağına gelmek üzere sıralanır. İmam, derecesi yüksek olanın önünde durarak kılar. Cenazelerin bir kısmı imamın sağında, bir kısmı da imamın solunda bulunur yahut hepsini imamın önünde olarak yan yana koyup, imam hepsinin göğsü hizasında durur. Önce erkekler, sonra oğlan, sonra kadın, en son kız cenazesi konur. Bunlar için niyet ederken erkek veya kadın olduklarını söylemek şart değildir. (S.Ebediyye)
Doğup ölen çocuk
Sual: Doğar doğmaz ölen çocuğun cenaze namazı kılınır mı?
CEVAP
Doğduktan sonra hemen ölen çocuk yıkanır ve namazı kılınır, vâris olur, mirası kalır ve ismi konur. Cansız doğan çocuk, dört aylık olmuşsa yıkanıp bir kefene sarılıp gömülür, namazı kılınmaz. Dört aylık değilse, yıkanmaz ve namazı da kılınmaz. (S.Ebediyye)
UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN
ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin




Sual: Dolmuşta, otobüste otururken iyi mi kötü mü olduğu bilinmeyen yaşlı kimseler geliyor. Bunlara yer vermekte mahzur var mıdır?
CEVAP
Dinimiz, ihtiyarlara hürmet etmeye büyük önem vermiştir. Bir hadis-i şerif meali:
(Bir genç, bir yaşlıya, yaşından dolayı hürmet ederse onun yaşına varınca, Allahü teâlâ, ona gençleri hürmet ettirir.) [Şir’a]
Burası, (Etme, bulma) dünyasıdır. Bugünün gençleri, yarının ihtiyarlarıdır.
İhtiyara hürmet ederken, zengin fakir, iyi kötü ayırmamalıdır. Zengine zenginliği için hürmet edilmez. Malından dolayı zengini yüceltenin, fakirliğinden dolayı fakiri aşağılayanın lanete müstahak olduğunu bildirmişlerdir. (Şir’a şerhi)
Çürük iş yapmak
Sual: İmal ettiğimiz malların bazılarında iyi, bazılarında kötü malzeme kullanıyoruz. Hepsini aynı fiyattan satıyoruz. Günah oluyor mu?
CEVAP
Kasten çürük iş yapmak ve yapılan bu hileyi gizlemek haramdır.
Ezan okunurken
Sual: Ezan okunurken ihtiyaç hâlinde helâya girmekte mahzur var mıdır?
CEVAP
Hayır, mahzuru yoktur.
Oturmanın edebi
Sual: Bacak bacak üstüne atarak oturmak günah mıdır?
CEVAP
Günah olmaz, ama büyüklerin yanında böyle oturmak edebe aykırı olur. Resulullah efendimiz, kızının yanında bile mübarek ayaklarını uzatmazdı.
Hazret-i Mariye
Sual: Peygamberimizin eşi olan Mariye, Müslüman mıydı?
CEVAP
Evet, Müslümandı. Peygamber efendimizin İslamiyet’e davet ettiği Heraklius’un Mısır valisi olan Mukavkas, bazı kıymetli hediyelerin yanında, Mariye ve Sirin isminde iki cariye de gönderdi.
Mariye Hatun, Resulullah’ın tevazuuna hayran kalıp hemen Müslüman oldu. Peygamberimiz de, onun Müslüman oluşundan çok memnun oldu ve onunla evlendi. Resulullah’ın oğullarının üçüncüsü ve bütün çocuklarının sonuncusu olan İbrahim’in annesi Mariye validemizdi. Hicretin 16. senesinde Medine’de vefat eden Mariye validemizin cenaze namazını Hazret-i Ömer kıldırdı.
UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN
ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin
Bookmarks