5. Sayfa - Toplam 10 Sayfa var BirinciBirinci ... 34567 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 41 ile 50 ve 99

Konu: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

      
  1. #41
    CO Admin turkcellgsm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2006
    Mesajlar
    6.044
    Thanks
    371
    1.186 mesajına 2.051 kez teşekkür edildi

    Standart Cevap: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

    Sual: Ölüleri yıkamak, önceki dinlerde de var mıydı?

    CEVAP
    Evet, ölüleri yıkamak her dinde vardı. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Âdem aleyhisselam vefat edince melekler Cennetten hanut ve kefen getirip su ve sedir yaprağıyla yıkadılar. Üçüncüsünde kâfur koydular. Üç parça kefenle kefenleyip namazını kıldılar. Lahd yapıp defnettiler. Sonra çocuklarına dönüp, "Ey Âdemoğulları, ölülerinize işte böyle yapın" dediler.) [Fetava-i Fıkhiyye]

    Çalgı bulunan yerde
    Sual: Çalgı aleti veya bilgisayar bulunan odada namaz kılmak caiz midir?
    CEVAP
    Din kitaplarımızda deniyor ki:
    Çalgı aleti bulunan odada namaz kılmak mekruh olur. (Tergib-üs-salat, Nisab-ül-ahbar)
    Çalgı da dinlenen ve bakması haram olan resimlere de bakılan cihazlar çalgı aleti gibidir. (S. Ebediyye)
    Şu halde, radyo, TV, bilgisayar, video gibi aletlerde çalgı çalınıyorsa veya bakması haram olan resimler, görüntüler bulunuyorsa çalgı aleti gibidir. Orada kılınan namaz mekruh olur.
    Bu aletlerle hiç çalgı çalınmıyorsa veya bakması haram olan resimler bulunmuyorsa, bu aletlerin bulunduğu odada namaz kılmak mekruh olmaz.

    Büyüklere hizmet
    Sual: Büyüklere hizmet edip onların rızalarını alanlar Cennete gider mi?
    CEVAP
    Evet, Allah'ın sevgili kulları olan büyük zatlara hizmet elbette daha çok sevabdır. Şu olay bunu gösteriyor:
    Bir Müslümanın hesabı görülüyor, günahları çok, sevapları az geliyor. Tam Cehenneme gönderilecekken, bir küçük torba sevap hanesine geliyor ve birden sevap tarafı ağır geliyor. Yalnız Müslüman merak ediyor, (Bu nedir, ben hangi iyiliği işledim ki böyle beni cennetlik yaptı?) diye meleklere soruyor. Torbayı açıp bakıyorlar ki, iki kürek toprak. Melekler de (Bu neyin nesi, biz de bilmiyoruz, Allahü teâlâya soralım) diyorlar ve arz ediyorlar. Allahü teâlâ buyurur ki:
    (O, benim veli bir kulum defnedilirken kabrine iki kürek toprak atmıştı. Benim sevgili kulumu seven, ona iyilik eden bir kulumu hiç Cehenneme sokar mıyım?)
    UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN

    ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
    forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
    kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
    forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
    keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin

  2. #42
    CO Admin turkcellgsm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2006
    Mesajlar
    6.044
    Thanks
    371
    1.186 mesajına 2.051 kez teşekkür edildi

    Standart Cevap: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

    Sual: (Âyet-i kerimede mealen buyuruldu ki...) deniyor. Bu ne demektir?

    CEVAP
    (Bu âyet-i kerimenin mânâsı, tefsir âlimlerinin bildirdiklerine göre şöyledir) demektir. Bunun için Kur’an tercümesi denilen kitaplardan, Kur’an-ı kerimin mânâsı anlaşılmaz. Kur’an tercümesi okuyan kimse, murad-ı ilahiyi öğrenemez. Tercüme edenin bilgi derecesine göre yaptığı açıklamayı öğrenir. Bir cahilin veya bir sapığın yaptığı tercümeyi okuyan kimse de, Allahü teâlânın bildirmek istediğini değil, tercüme edenin anladım sanarak kendi kafasından anlatmak istediğini öğrenir. Kur’an-ı kerimin hakiki mânâsını anlamak, öğrenmek isteyen, İslam âlimlerinin kelam, fıkıh ve ahlak kitaplarını, yani bunlardan hazırlanmış, nakli esas alan bir ilmihal kitabını okumalıdır.
    Peygamber efendimiz, hadis-i şerifleriyle Kur’an-ı kerimi açıklamıştır. Bu açıklamalara tefsir denir. Bir âyet-i kerimenin mânâsını Peygamber efendimiz açıkça bildirmemişse, İslam âlimleri, bu âyet-i kerimenin mânâlarından dinimize uygun olanı seçerler. Buna tevil etmek ve bu seçilen manaya da meal denir. Piyasada meal, tercüme anlamında kullanılıyorsa da, tercüme demek değildir.

    Tabutla gömmek
    Sual: Cenazeyi tabutla gömmek daha iyi midir?
    CEVAP
    Toprak çürük, nemliyse erkeği kabrin içine tabutla koymak caiz olur. Toprak kuru ve sağlamsa erkeği tabutla gömmek mekruh olur. Ölünün altına keçe, hasır gibi şeyler sermek de mekruhtur. Tabutla gömünce tabut içine biraz toprak konur. Kadınları, her zaman tabutla gömmek daha iyi olur. (S. Ebediyye)

    Secdeyi unutan
    Sual: Namazda bir secdeyi unutan ne yapar?
    CEVAP
    Secdeyi unutan kimse, rükûda veya secdede hatırlarsa, rükûdan hemen; secdeden ise, oturduktan sonra, o secdeyi yapar, sonra rükû ve secdeyi iade eder. Farzı geciktirdiği için namaz sonunda secde-i sehv yapar. Yahut bu secdeyi ve son oturuşta hatırladığı secdeyi son oturuş arasında veya sonunda yapar ve tekrar oturarak Ettehıyyatü’yü okur ve secde-i sehv yapar. Tekrar oturmazsa namazı bozulur. (S. Ebediyye)
    UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN

    ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
    forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
    kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
    forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
    keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin

  3. #43
    CO Admin turkcellgsm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2006
    Mesajlar
    6.044
    Thanks
    371
    1.186 mesajına 2.051 kez teşekkür edildi

    Standart Cevap: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

    Sual: Cep telefonuyla müzik de dinleniyorsa, TV’de haber ve dizi seyrediliyorsa, yine çalgı çalan alet hükmüne girer mi? Cep telefonunu sırf konuşmak için kullananın ve TV’de sadece haber ve dizi seyredenin, bu kullanış maksadı, hükmü değiştirir mi? Yani bunların bulunduğu odada kılınan namaz mekruh olur mu?

    CEVAP
    Elbette mekruh olur. Çünkü S. Ebediyye’de, (Çalgı da dinlenen ve bakması haram olan resimlerine de bakılan şeyler, çalgı aleti gibidir) deniyor. Kapalı da olsa, çalgı çalmasa da, yine o odada namaz kılmak mekruh olur. İçki, kumar, çalgı aleti bulunan mahalde namaz kılmanın mekruh olduğu, buraya rahmet meleklerinin girmeyeceği ve burada yapılan duanın kabul olmayacağı Tergib-üs-salât ve Nisab-ül-ahbâr’da bildirildiği S. Ebediyye’de yazılıdır.
    Bir odada herhangi bir çalgı aleti bulunsa, çalınmasa da, o odada namaz kılmak mekruh olduğu gibi, TV kapalı da olsa, orada namaz kılmak mekruh olur. İçki içilmese de, içki bulunan odada namaz kılmak da mekruhtur. Bilgisayarda günah da işleniyorsa, mesela ara sıra açık kadınlara da bakılıyorsa veya müzik çalınıyorsa, o odada namaz kılmak mekruh olur.
    Namazı mekruh etmesi için TV’de hep açık kadın bulunması ve hep çalgı çalınması şart değildir. Ara sıra açık kadın gösterilse de, ara sıra müzik çalınsa da, çalgı aleti hükmündedir. S. Ebediyye’de (Çalgı da dinlenen) ifadesi geçiyor. (Hep çalgı çalan) denmiyor. Çalgı aleti olarak TV’yi kullanmasak da, TV yine çalgı aleti hükmündedir. Çünkü TV’de çalgı da çalınıyor. Günümüzde çalgı çalınmayan ve açık kadın gösterilmeyen TV de yoktur. Her iki yönden, TV bulunan odada namaz kılmak mekruh olur.
    Cep telefonunda çalgı da çalınıyorsa, internete girilip günah işleniyorsa, o da çalgı aleti gibidir. Telefon zilinin bile melodili olması mekruhtur. Hele çalgı dinleniyorsa, o odada namaz kılmak mekruh olur.
    UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN

    ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
    forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
    kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
    forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
    keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin

  4. #44
    CO Admin turkcellgsm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2006
    Mesajlar
    6.044
    Thanks
    371
    1.186 mesajına 2.051 kez teşekkür edildi

    Standart Cevap: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

    Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

    Peygamber efendimiz, (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) buyuruyor. Ölünce herkes pişmanlık duyacak. Pişmanlığı az olana ne mutlu! Çünkü müminin, işlediği amellerin sevabından mahrum kalması, en büyük kayıptır. Mesela davet edildiği yemeğe sadece karın doyurmak için giden sevab alamaz, fakat mümin kardeşinin davetine icabet etmenin sünnet olduğunu düşünerek giden, çok sevab kazanır. Onu sevindirmek, ikram ettiği helal rızıkları yiyip, bunlardan hâsıl olacak kuvvetle ibadet etmek gibi başka niyetler de olursa, her niyet için ayrı sevab kazanılır. Müminin hayat boyunca kazandığı kâr veya zarar [sevab veya günah], niyetinin hâlis olup olmadığına bağlıdır.
    Bütün insanları perişan ve helak eden iki şey, servet ve şöhrettir. Herhangi bir iş, şöhret için yapılırsa, büyük felakettir. Allah’ın dinine ve kullarına hizmet niyetiyle yapılırsa saadet olur. Servet de, iyi niyetle elde edilmezse felakete sebep olur.
    Dünyada iki gram altın için, iki ton toprak elenir. Âhirette de böyledir. Niyet, altın gibidir. Çok olmasa da, amel ihlâslı olmalı. Çünkü amellerdeki niyete bakılır. Allah için olanlar alınır, diğerleri atılır.
    Kanuni Sultan Süleyman Han, kendi parasıyla Süleymaniye adını verdiği camiyi yaptırdı. Cami bitince namazlar kılındı. Sultan, hayırlı bir iş yaptığı için çok sevindi. (İnşallah çok sevab kazandım) diye düşündü. O gece bir rüya gördü. Terazinin bir kefesinde Süleymaniye Camii, diğerinde ise bir bakraç yoğurt vardı. Sevab olarak, yoğurt tarafı daha ağır geliyordu. Uyanınca merak etti, rüyasını Ebussuud Efendiye anlattı, (Hocam hayırdır inşallah, bu rüyanın tabiri nedir?) diye sordu. O da, (Bir araştırayım) dedi. Gidip inşaatta çalışan işçilere sordu. Bir ihtiyar ninenin, çok sıcak bir günde soğuk bir bakraç yoğurt getirip, (Başka bir şeyim yok, Allah rızası için alın, ayran yapıp için) dediğini söylediler. Ebussuud Efendi, sultanın yanına gidip durumu anlattı. Sultan, ihtiyar kadının hâlis niyetine gıpta etti.
    Bu yüzden niyet çok önemlidir. Küçük bir şey bile, hâlis niyetle yani Allah rızası için yapılırsa, dağlar kadar hayırdan daha üstün olur. Mesela bir talebe, dinini öğrenmeye ve dine hizmet etmeye, Müslümanlara ve insanlara faydalı olmaya niyet ederek okuluna giderse, her nefesi zikir olur. Bunun gibi, hâlis niyetle yapılan bütün dünya çalışmaları âhiret olur.
    UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN

    ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
    forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
    kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
    forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
    keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin

  5. #45
    CO Admin turkcellgsm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2006
    Mesajlar
    6.044
    Thanks
    371
    1.186 mesajına 2.051 kez teşekkür edildi

    Standart Cevap: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

    Sual: Mâlikî’de, mestin lastik veya plastik olması caiz midir? Askeri potinler, mest olarak kullanılabilir mi? Altları lastik olsa mahzuru olur mu?

    CEVAP
    Hiç mahzuru olmaz. Potin, tamamen lastik veya plastik de olsa yine mesh edilebilir. Mâlikî’de mestin deriden olması demek, deri vasfına haiz olması demektir.
    Maliki’de, mestin altı ve üstü deriden yapılıp da, yan tarafları keçeden veya ketenden yapılmış olursa mesh caiz olur. (El fıkh-u alel mezahib-i erbaa)
    Mâlikî’de mest üzerine, birinci abdest bozulmadan önce, ikinci bir mest, çizme, plastik, naylon, lastik ayakkabı giyse, dıştaki, su geçirmezse, bunun üzerine mesh edebilir. Suyu çok geçirirse yine edebilir, çünkü içteki ıslanarak, içtekine mesh etmiş olur. (S. Ebediyye)

    Secdede parmakları kapatmak
    Sual: Bir arkadaş, (Secdede parmakları kapatmak küfürdür, çünkü müşrikler parmakları arasına put koyarlarmış) dedi. Bir Şâfiî arkadaş da, (Münafık müşrikler, namaz kılarken putları koltuklarının altına alırlarmış, ara tekbirleri için ellerini kaldırınca putlar yere düşermiş. Bunun için ara tekbiri alırken elleri omuza kaldırmamak küfür olur) dedi. Bildirilen iki husus küfür müdür?
    CEVAP
    Hayır, ikisi de küfür değildir. Secdede parmakları bitiştirmek sünnettir. Parmaklar açık olursa günah olmaz. İntikal tekbirleri denilen ara tekbirlerde elleri kaldırmak, Şâfiî’de farz değildir, sünnettir, ancak secde-i sehvi gerektiren sünnetlerden de değildir. Yani unutularak yapılmazsa bir şey gerekmez. Hanefî'de intikal tekbirlerinde elleri kaldırmak mekruhtur.

    Başkasını rahatsız etmek
    Sual: Camide, öndeki boş yerlere geçmekte mahzur olur mu?
    CEVAP
    Kimseye çarpmadan, sıkıntı vermeden geçilebilirse mahzuru olmaz. Geçerken ister istemez insanlar rahatsız olur. Başkalarını rahatsız etmek günahtır. Geç kalanın, başkalarını rahatsız etme ihtimali olduğu için, ön saflara geçmemesi daha uygun olur.
    UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN

    ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
    forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
    kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
    forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
    keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin

  6. #46
    CO Admin turkcellgsm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2006
    Mesajlar
    6.044
    Thanks
    371
    1.186 mesajına 2.051 kez teşekkür edildi

    Standart Cevap: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

    Sual: Mestteki yırtığın sınırı nedir?

    CEVAP
    Hanefî’de, mestteki yırtık, üç parmak girecek kadar olursa, mesh etmek sahih olmaz. İki parmak girecek kadar delik olursa, mahzuru olmaz. Astarı varsa, astarı da mest sayılır, o kısmı yırtık sayılmaz.
    Bir mestin birkaç yerinde küçük yırtıklar olsa, bunlar toplanınca üç parmak kadar olursa, buna mesh etmek caiz olmaz. Bir mestte iki parmak, diğer mestte de iki veya bir parmak görünecek kadar yırtık varsa, bunlara mesh edilebilir. Mesh caiz olmayan yırtık, üç parmağın ucu değil, tamamı görünecek kadardır.
    Şâfiî’de, mestin hiç yırtığı, deliği olmaması gerekir. Mâlikî’de ise, yırtık, ayağın üçte birinden azsa, mesh caiz olur. Mâlikî’yi taklit eden Hanefî’nin ise, bu hususta kendi mezhebindeki şartlara uyması lazımdır. Mâlikî’nin kavline uyarsa, Hanefî’ye göre sahih olmaz. Çünkü Hanefî’de, üç parmak girecek kadar ve daha fazla delik olursa, meste mesh etmek caiz olmaz.

    Görmek ve bakmak
    Sual: Marketlerde, dolmuşlarda veya başka yerlerde istemeden müzik sesini işitiyoruz. Sokakta, ister istemez açık gezen bayanları görüyoruz. Günah oluyor mu?
    CEVAP
    Dinlemekle duymak, görmekle bakmak farklıdır. Haram seslerin kulağımıza gelmesi günah değildir. Kasten haram sesleri dinlemek günahtır. Namahremi görmek günah değil, ona isteyerek bakmak günahtır. (İlk bakış günah değil, sonrakiler günahtır) diyerek, ilk bakışta kasten bakmak da günahtır. Ama kasıt olmadan gözümüze birkaç defa da çarpsa, yani görsek günah olmaz. Hadis-i şerifteki (İlk bakış günah olmaz) ifadesi, göze çarpması günah olmaz demektir. İlk bakış da olsa, kasten bakmak günahtır.

    Tevazu örneği
    Sual: S. Ebediyye’de, Abdülhakîm-i Arvâsî hazretlerinin bir mektubunun sonunda, (Merkez-i dâire-i iflâs ve bî nevâî, Ser şâr-ı sahbây-ı hodgâmî ve nâ âşinâî. Es-Seyyid Abdülhakîm Arvâsî) deniyor. Bu ne demektir?
    CEVAP
    (İflas dairesinin merkezi ve bir şeyi olmayan, egoistlikle dopdolu ve bir şey bilmeyen) demektir. Büyük zatlar, kendilerinde hiçbir varlık görmedikleri, bütün iyilikleri, nimetleri Allahü teâlâdan bildikleri için böyle söylüyorlar.
    UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN

    ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
    forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
    kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
    forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
    keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin

  7. #47
    CO Admin turkcellgsm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2006
    Mesajlar
    6.044
    Thanks
    371
    1.186 mesajına 2.051 kez teşekkür edildi

    Standart Cevap: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

    Sual: (Namaz içinde, tavafta ve yatarken edilen dualarda kollar kaldırılmaz ve eller yüze sürülmez) deniyor. Namaz haricinde, dua ederken elleri açmamak ve yüze sürmemek mi gerekiyor?
    CEVAP
    Sadece bildirilen yerlerde, eller açılmaz. Onların haricinde dua ederken eller açılır, duadan sonra eller yüze sürülür. Birkaç örnek verelim:
    Resulullah efendimiz, Medine’de, minberde hutbe okurken, ellerini kaldırıp, dua ederdi. (Mir’at-i kâinat)
    Yatalak hasta bir nine, Hazret-i Ömer’in vefat haberini alınca, hemen ellerini açıp, (Yâ ilâhel âlemin! Ben o hastalığı, ihtiyaçlarımı bizzat karşılayan Ömer’in yardımıyla çekerdim. Ömer gitmiş. Benim de ruhumu al, ben Ömer’siz yaşayamam) diye dua etti. Duası kabul olup, vefat etti. (M. Ç. Güzin)
    Bir gün gazada, yiyecek bitti, asker sıkıntı içerisindeyken, Resul-i ekrem, (Allahü teâlâ size, güneş batmadan rızık gönderecektir) buyurdu. Hazret-i Osman, Resul-i ekremin her sözünün muhakkak doğru olduğunu bildiği için, yiyecek aramaya çalıştı. Bir yerde, dört deve yükü yiyecek buldu. Fiyatın yüksekliğine bakmadan satın alıp Resulullah'a hediye olarak getirdi. Resulullah'ın sözünün doğruluğu meydana çıkınca, müminler sevindi, münafıklar üzüldü. Server-i âlem mübarek ellerini açıp, (Ya Rabbi, Osman’a çok ecir ver!) diye dua etti. (İslam Tarihi Ans.)
    Hazret-i Halid bin Velid, günahlarının affı için, dua etmesini isteyince, Resulullah efendimiz ellerini açarak, (Yâ Rabbi! Halid’in günahlarını bağışla!) diye dua etti.
    Bir kimse, Hazret-i Ebu Bekir’den dua ister. O da, ellerini açıp, (Yâ Rabbi bir günahkâr kul, bir günahkâr kulundan dua istiyor. İkisinin de günahlarını affet!) diye dua eder.
    Yağmur duası için, kıbleye dönülüp avuçlar semaya karşı açık olarak omuz hizasına kadar kaldırılıp ayakta dua edilir. Yalnız yağmur duasında eller omuzdan yukarı kaldırılır.

    Bir şey istemek için yapılan dualarda, avuçlar göğe karşı açılır. Sadece hastalık, kıtlık ve düşmandan kurtulmak için yapılan dualarda, avuç içleri yere çevrilir. (Merakıl-felah şerhi)
    UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN

    ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
    forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
    kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
    forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
    keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin

  8. #48
    CO Admin turkcellgsm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2006
    Mesajlar
    6.044
    Thanks
    371
    1.186 mesajına 2.051 kez teşekkür edildi

    Standart Cevap: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

    Sual: Annem ve babam, beddua edip vefat ettiler. Bu bedduanın zararlarından kurtulmak ve bana haklarını helâl etmeleri için ne yapmam gerekir?

    CEVAP
    Onlar için hayır dua edip, yaptığınız ibadetlerin, hayır ve hasenatın sevablarını onlara da göndermelisiniz. Mesela okuduğunuz Kur’an-ı kerimin veya verdiğiniz sadakanın sevabını onlara hediye etmelisiniz. Böylece, yapılan bedduaların zararlarından kurtulmuş ve ana babanızın haklarını ödemiş olursunuz. Bağışladığınız sevablar, hiç eksilmeden size de verilir.

    Menkıbeden hüküm çıkarmak
    Sual: Bir menkıbede, su dağıtıcısı, (Benim suyumdan içene Allahü teâlâ rahmet etsin) deyince evliya bir zat, su dağıtıcısının duasına kavuşmak için nafile orucunu bozuyor. Sonra rüyada görülüp, (Onun duasıyla daha fazla ihsana kavuştum) diyor. Biri dua etti diye nafile orucu bozmak caiz mi?
    CEVAP
    Birisi dua edince oruç bozulmaz. Zaten menkıbeler, dinî hükümlerde delil olmaz. Bizim için geçerli olan, dinimizin bildirdiği hükümlerdir. Evliyanın hâli başkadır, bilmediğimiz başka bir sebep de olabilir. Evliya zatların menkıbelerini okumak iyi olur, muhabbetin artmasına sebep olur, fakat onları okuyup dinî hüküm çıkarmak yanlış olabilir.

    Secde-i sehv gerekmez
    Sual: Namazda, secde-i sehvi gerektirmeyen bir duayı okumanın mahzuru olur mu?
    CEVAP
    Namazda secde-i sehv gerekmese de bazı işler mekruhtur. Mesela namazda Kâfirun suresinden sonra, Nasr suresini okumak yerine Kevser suresi okunsa, secde-i sehv gerekmez, ama mekruh olur. Unutularak okunursa mekruh olmaz. Sübhaneke’den önce Besmele çekmek, başka dua okumak, mesela Ettehıyyatü’yü okumak gibi şeyler secde-i sehvi gerektirmese de, bunları bilerek yapmak caiz olmaz.

    Melekleri göndermek
    Sual: Kitaplarda, (Allah bir kuluna melek gönderdi) veya (Cebrail’i hemen gönderdi) gibi ifadeler geçiyor. Allah mekândan münezzeh olduğuna göre, sanki meleklerin yanındaymış gibi, (Gönderdi) demek nasıl caiz oluyor?
    CEVAP

    Yedi kat gök vardır. Birinci kat gök, dünyadan çok büyüktür. Diğer gökler de, birinci kat gökten çok büyüktür. Allahü teâlâ, yerdeki ve göklerdeki meleklere aynı anda emredebilir. Onlar da, oradan başka yere gider. Gittikleri yerlerden, başka yerlere gitmelerini de emredebilir. Buradaki mekân durumu, Allahü teâlâ ve meleklerle ilgili değildir.
    UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN

    ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
    forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
    kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
    forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
    keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin

  9. #49
    CO Admin turkcellgsm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2006
    Mesajlar
    6.044
    Thanks
    371
    1.186 mesajına 2.051 kez teşekkür edildi

    Standart Cevap: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

    Sual: Ha-mim sûrelerini okuyan cennetlik olur deniyor. Öyle bir şey var mı?

    CEVAP
    Sadece Ha-mim’ler değil, Kur’an-ı kerimin her sûresi şefaat eder. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Allah indinde Kur’andan daha üstün şefaatçi yoktur. Ne Peygamber, ne melek, ne de başkası.) [Taberani]
    (Kur’an okuyun! Çünkü kıyamette şefaat eder.) [Müslim]
    Kur’an-ı kerimin şefaat ettiği kimse de elbette cennetlik olur. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Ha-mim’ler yedidir. Cehennemin kapıları da yedidir. Her biri Cehennemin bir kapısına gelip bekler, “Ya Rabbi, bana inanıp da beni okuyanı bu kapıdan sokma!” der.) [Beyheki]
    Bu hadis-i şerifler şartsız bildirildiği için, şartlarını da bilmek gerekir. İlk önce, Kur’an-ı kerimi okuyanın Ehl-i sünnet bir Müslüman olması şarttır. Gayrimüslim veya bid’at ehliyse, hiç faydası olmaz. Bid’at ehlinin ve diğer sapıkların okuması, kendi aleyhlerine delil olacaktır. Bir hadis-i şerif meali:
    (Kur’an-ı kerim okuyanlarına, ya şefaat edecek veya düşman olacaktır.) [Müslim]
    Kur’an-ı kerim, okuyanlarına niye düşman olacak? Çünkü Kur’an-ı kerim okuyanın, okuduğuna inanması ve onunla amel etmesi şarttır. İnanmayana ve bid’at ehline şefaat etmez, aksine hadis-i şerifte bildirildiği gibi düşman olacaktır.
    Şartsız bildirilen hadis-i şerifleri okuyunca, şartsız kabul etmek yanlış olur. Mesela, (Cömert, Cennete girer) hadis-i şerifi de şartsız bildirilmiştir, yani bazı şartları var demektir. Bu şartlarından en önemlisi, imanlı ve Ehl-i sünnet itikadında olmaktır. İmansız, cömert olsa da Cennete giremez.

    İlmi yaymak cihaddır
    Sual: Ehl-i sünnet kitaplarını dağıtarak ilmi yaymak, cihad için verilen sevaba kavuşturur mu?
    CEVAP
    Evet, kitap dağıtarak dini yaymak günümüzün cihadıdır ve bildirilen faziletlere kavuşturur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (İlim öğrenenle öğreten, sevabda ortaktır.) [Hatîb]
    Hattâ ilim öğretmek, ilim öğrenmekten daha sevabdır. İlim öğrenenin ve öğretenin rızkına Allahü teâlâ kefildir. İki hadis-i şerif meali şöyledir:

    (İlim öğrenmeye çalışanın rızkına Allah kefildir.) [Deylemî, Hatîb]
    (Cihada sarılın ki, sıhhat bulasınız ve zenginleşesiniz.) [İ. Adiy]
    UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN

    ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
    forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
    kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
    forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
    keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin

  10. #50
    CO Admin turkcellgsm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2006
    Mesajlar
    6.044
    Thanks
    371
    1.186 mesajına 2.051 kez teşekkür edildi

    Standart Cevap: Ayet -hadis- fıkıh- hikmetli sözler - sohbetler

    Sual: Ehl-i sünnet olarak bildiğimiz bir hoca, (Kur’anla hadisin birbirine uymadığı görülürse, hadisle amel edilir. Hadisle mezhebimizin hükmünün birbirine uymadığı görülürse, mezhebimizin hükmüne uyulur) diyor. Bu görüş, bize ters geldi. Allah'ın kelamı, hadislerden, hadisler ise, mezheplerden önce gelmez mi?

    CEVAP
    Bunun öncelikle alakası yoktur. O hoca, doğru söylemiş. Biz, âyet-i kerimelerden ve hadis-i şeriflerden hüküm çıkaramayız. Mezhebimiz, o konuyu nasıl bildirmişse ona uyarız.
    Hadis-i şerifler, Kur'an-ı kerime zıt olmadığı gibi, mezhebimizin hükmü de, hadis-i şeriflere zıt olmaz. Üçünü ayrı kabul etmek yanlış olur. (Kur’ana ve Sünnete değil, mezhebin hükmüne uyulur) demek, (Kur'an ve Sünnetten kendi anladığımıza değil, mezhep imamımızın anladığına uyulur) demektir. Üç örnek verelim:
    1- Kur'an-ı kerimde, Nur sûresinin, (Zina eden ancak zina edenle evlenir) mealindeki üçüncü âyet-i kerimesini okuyan bazı kimseler, (Yalnız Kur'an) diyen mezhepsizlerin etkisinde kalarak, (Zina etmişsek, zina edenle evlenmek zorunda mıyız?) diye soruyorlar. Peygamber efendimiz, bu konuda ne bildirmiş? Mezhep imamlarımız nasıl açıklamış? Bunları bilmeden cevap verilemez. Dinimizde delil, tek değil, dörttür. Dördüncü delilde buyuruluyor ki:
    Dört mezhepte de, zina eden, zina etmeyenle ve zina etmeyen, zina edenle evlenebilir. (Ebu Bekr Râzi el-Cessâs)
    2- Kur'an-ı kerimde, (Zekât sekiz sınıfa verilir) diyor. (Tevbe 60)
    Sekiz sınıftan birisi, kalblerinin İslâmiyet'e ısınması istenen kâfirlerdir. Bu hüküm, nesh edilmiş ki, dört mezhebin hiçbirisinde kâfire zekât verilmez. (Fetava-i Hindiyye)
    3- Maide sûresinin üçüncü âyet-i kerimesinde, boğazlanmadan kesilen hayvanların leş olduğu ve kan içmenin haram olduğu bildiriliyor. Bu âyet-i kerimeye bakan bazı cahiller, (Balığın başı kesilmeden ölürse yenmez)dedikleri gibi, (Kan haram olduğu için dalak yemek de haramdır) diyorlar. Hâlbuki dört mezhepte de, dalak yemek haram değildir. Balık boğazlanmaz, yani başı kesilmez. (Redd-ül muhtar)
    Bir tane de hadis-i şeriften örnek verelim:
    (Ateşte ısınmış bir şeyi yiyip içmek abdesti bozar.) [Müslim, Ebu Davud, İ. Mace, Tirmizi, Nesai]
    Hâlbuki dört mezhebin hiçbirisinde, ateşte ısınmış bir şeyi yiyip içmek abdesti bozmaz. Burada hadis-i şerife değil, mezhebimizin hükmüne uymaktayız. Çünkü biz hadis-i şerifteki maksadı anlayamayız. Mezhebimizin âlimleri, o hadis-i şerifteki maksadı anlıyorlar. Biz de kendi anladığımıza değil, mezhebimizin bildirdiğine uyarız.

    UZMAN BİLİR İLETİŞİM - MERSİN

    ilmi edeple isteyin teşekkürle destekleyin
    forum içinde hakaret ve küfür içerikli yazılar yazmayın silinir
    kendinize ne değer verilmesini istiyorsanız ona göre cevap yazın
    forum da hiç kimse yardım etmeye mecbur değildir edeple isteyin ilmi. cevap gelmezse kendinizi bozmayın
    keskin sirke küpüne zarardır sinirle yazı yazmayın önce sakinleşin

5. Sayfa - Toplam 10 Sayfa var BirinciBirinci ... 34567 ... SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. güzel ve hikmetli sözler
    By turkcellgsm in forum Diger Paylasımlar..
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07 Ekim 2011, 13:38
  2. Hikmetli Sözler 1.0
    By turkcellgsm in forum Muhabbet köşesi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01 Mayıs 2010, 21:19
  3. Turk filmlerinden secme klasiklesmis sözler 40 tane (nayır, nolamaz...)
    By **AYAZ_GSM** in forum Oyun-Melodi-video vs...
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23 Ağustos 2007, 16:06

Bu Konudaki Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •